Sizin işletmenizde “duygusal kültür” yönetiliyor mu? / 21 Nisan 2016


Profesyonel olarak çalıştığım kurumlarda yıllarca farklı yönetim alanlarında hizmet sunduğumda gördüm ki;  sistem kurmak, sistemli çalışmak, verimliliği arttırmak, hedef belirlemek ve hedeflere ulaşmak, kaliteli hizmet sunmak, müşteri memnuniyetini arttırmak, çalışanın performansını ölçmek, satışları arttırmak, satış politikalarını yönetmek vb… birçok konunun üzerinde durduk bunların hepsinin çok önemli olduğuna inanıyorum. İşletmenin duygusal kültürünün işletmenin KPI’larını etkilediğini hiç düşündünüz mü?

Bugün işletmelere ve çalışanlara farklı bir perspektiften, dışardan bakan bir göz olarak baktığımda görüyorum ki;  işletmelerin çoğu, çalışanlarının ne hissettiğine veya nasıl hissetmeleri gerektiğine yok denecek kadar az ilgi gösteriyorlar.

Şimdi biraz beyin jimnastiği yapalım; bir şirkette yönetici ya da sadece bir çalışan olabilirsiniz. Acaba çalışma arkadaşlarınızın hangi duygu ile orada olduklarına en son ne zaman ilgi gösterdiniz?

İş hayatında “DUYGU” mu dedik? Nasıl yani duygularımızı iş hayatında gösterirsek ne olur? Aslında işletmeler,  doğru şirket kültürü oluşturmakta duyguların ne kadar önemli bir rol oynadığının farkında değiller.  Yapılan araştırmalarda yöneticiler ve çalışanlar kendi kurumlarında duygulara hiç yer olmadığını dile getirmişler, ancak yine de her kurumun farkında olmasalar bile bir duygusal kültürü vardır.

2000’li yılların başlarında bankacılık yaptığım dönemde,  bankada kurumsal kültür oluşturmak için danışmanlara ve eğitim firmalarına yüklü paralar ödediğimizi hatırlarım. Aslında kurumsal kültür bir kurumun başarısında göz ardı edilemez öneme sahiptir. Ancak bugünlerde işletmenin duygusal kültürünün de çok kritik bir öneme sahip olduğuna inanıyorum. Duygusal kültür, vücut dili veya yüz ifadeleri gibi sözel olmayan biçimlerde ifade ediliyor. Biliyoruz ki her işletme çalışanlarına temel iletişim ve beden dili eğitimleri aldırıyor. Bu eğitimler sonunda insanlar öğrendikleri bilgileri işletmedeki duygusal kültürü geliştirmek adına ne kadar uyguluyor?

Özellikle yöneticiler, size soruyorum personelinizden bir iş isterken en son ne zaman personelinizin gözlerinin içine bakıp, hangi duygu ile orada olduğunu hissettiniz?

Son on yılda farklı sektörlerde yapılan araştırmalara göre, duygusal kültürün; işletmedeki takım çalışması, çalışan memnuniyeti, işe devamlılık, iş gücü devir hızı gibi çalışan ile ilgili tüm konuları etkilediği görülmüştür. Olumlu duygular daha iyi performans ve daha kaliteli hizmet demek. Öfke, üzüntü gibi olumsuz duygular ise düşük performans ve gelir kaybı gibi sonuçlar doğuruyor.

İş ortamında da olsa, önce “insan” olduğumuzu hatırlayıp, insanların duyguları ile yaşamda var olduğunu bu sebeple çalışma ortamında da duygularımız ile var olmayı seçmemiz gerektiğine inanıyorum.  Duygusal kültürü göz ardı eden yöneticiler, aslında çok hayati bir unsuru gözden kaçırmış oluyorlar.

Siz de işletmenize bir bakın, sizin duygusal kültürünüz ne? Öfke, korku, rekabet, iş birliği, yardımlaşma, sevgi, şefkat, kıskançlık, dostluk, eğlence, neşe…